Değişik-2

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Değişik-2
“Enişte sana bir şey soracağım” dedi baldızım.
Daha birkaç saat ancak olmuştu geleli. Henüz iki veya üç yaşındaki oğluyla birlikte havaalanından ben almıştım. Eşi bir hafta sonra ancak gelecekti, bu sene izinleri bu kadar uyuşabilmiş.
Ablasıyla yani aşkıyla sarmaş dolaş olup, bebekte kucaklarında hasret giderdiler biraz. Güneş batmak üzereydi yemeğimizi bitirdiğimizde ve ablası; Kusura bakmamasını, arkadaşlarıyla çok önceden yapılmış bir programları olduğunu, çok büyük ihtimalle gece de dönemeyeceğini söyledi.
Baldız da neşeyle, “sen keyfine bak aşkım, eniştem senin yokluğunu hissettirmez bana” dedi. Dedi ama sanki gözlerinde gördüm kafasında oluşan soru işaretini.
Yalandı tabi aşkının söylediği ve belki de kardeşine bir tek bu konuda yalan söylüyordu. Eşimin “arkadaşlarım” dediği, yaklaşık iki aydır peşinde koşan, büyük bir cesaretle eve bile çiçekler gönderen yani bıkmadan usanmadan gönlünü etmeye çalışan 25 yaşlarında yakışıklı bir gençti. İçi gidiyordu zaten eşimin de ama hem çok rahat biri boşboğaz olabilir hem de bize yakın bir semtte yaşadığı için sıkıntı olabilir diye tedirgindi. Sonunda “peki” dedirtmiş fırlama ve ben de bu gece için şehir dışındaki bir otelde biri süit olmak üzere iki oda rezervasyonu yaptırmıştım. Süit, ben ve eşim adına ve diğeri de fırlama delikanlı için. Benim daha sonra geleceğimi söyleyerek girecekti eşim otele, nasıl olsa sonrasında gelmedim diye kimsenin telaşlanacağı yok. Bu program ve rezervasyon eşimin adet dönemi sebebiyle bir hafta önceden bugüne yapılmıştı ve baldızımın geleceğini henüz dün öğrenmiştik. “Ne yapsak” demişti eşim. Üzülüyordu, kardeşini bir gece bile yalnız bırakmak istemiyordu ama günlerdir de bu gecenin heyecanını yaşıyordu. “İptal etme” dedim ben de. “Zaten yol yorgunu, erken uyur bugün” İkna olmaya dünden razı olan güzel şeytanım kabul etti hemen ve yalanı söyleyiverdi.
Eşim hazırlanırken yardım etti kardeşi. Duş, makyaj, kıyafet seçimi vs.
Günler sonra farkına varmış ki eşim, çantasını hazırlarken düşünmeden onun yanında transparan gecelik, jartiyer, tül iç çamaşırları falan da koyduğunu. Bunu bir panikle bana anlatırken gülmekten yerlere yatıyordum, eşimin bu hikayenin konusu olan enişte-baldız sohbetinden haberi olmadığı için. Yine de söylemedim elbette.
Sonunda hazırlık bitip, eşim çantasını ve arabanın anahtarını alıp evden çıkarken ve bize veda öpücüklerimizi verirken dudaklarımızdan, aynı soru işareti sanki yine vardı baldızın gözlerinde. “Arada bir ara ya da mesaj at, merak ederim” diyerek uğurladım eşimi. “Belki de dönerim gece, bilmiyorum aşkım” diyordu kardeşine öperken. Bu belkinin anlamını ben biliyordum sadece. Hayal ettiği gibi gitmezse işler çıkıp geleceğini söylemek istiyordu.
Neyse uğurladık ve gitti. Baldız, mızmızlanmaya başlayan bebeğini yatırırken ben bir duş aldım ve balkona çıktım. Arkamdan duşa giderken “çıkınca birer duble rakı içelim mi eniştem” dedi. Ben rakıları, çerezleri balkona taşıyana kadar da çıktı geldi ve “ohh yorulmuşum” derken mesaj sesi geldi balkon masasının üzerine koyduğum telefonumdan. İkimiz aynı anda gördük hala ışığı yanan telefondaki mesajı. “Geldim, buluştuk, iyiyim.” Bir şey yoktu aslında mesajda, arkadaşları ile buluştuğunu haber verse de böyle yazacaktı zaten ama yine de gözleri büyüdü baldızımın. Derin bir nefes aldı, eline aldığı rakı kadehini benim kadehi elime almamı beklemeden masada durduğu yerde benimkine vurdu ve kocaman bir yudum aldıktan sonra sordu yazının başında giriş cümlesini yazdığım soruyu.
“Sor baldız” demiştim zaten.
“Ablam nereye gitti ?”
Ürperdim bir anda. Beklemiyordum hiç böyle bir soruyu. Ürperdim dedim ama içim de bir tuhaf oldu bu arada, kafam zehir gibi çalışmakta. Ne desem?
Kendimi tarttım bir an. “Arkadaşlarıyla buluşacak, söyledi ya” desem kapanacak konu. Uzasın istiyordum sanki. “Ne oldu ki ?” dedim. Eğri büğrü bir cevap verdim yani, cevap da sayılmaz ya. Arkasından ne gelecek merakıyla.
“Hiç” dedi, bir yudum daha içerken ama dalıp gitmişti bir yerlere.
“Tazeleyeyim mi rakını, soğukluğu iyi mi, buz ister misin, çerez yeterli mi” gibi ipe sapa gelmez birkaç cümle dışında bir şey konuşmadan geçti uzunca bir süre. İkimiz de birbirimize bakmadan manzara seyrediyorduk sözde ama eminim benim kafamdaki tilkilerin daha fazlası onun kafasında.
Gözüm telefonuma takılıyor, kaldırsam mı ortadan?
Henüz ben karar veremeden bipledi whatsapp mesajı. Yine aynı anda döndük ve elimize bile almadan okuduk mesajı. “Kalacağım bu gece, çok keyifliyim” ve sonunda gülen bir surat. İkinci bipi duyduğumuzda sadece (fotoğraf) yazıyordu ekranda. Ensemden belime kadar terledim bir anda ve uzandım telefona ama baldız kapıp açmıştı bile. “Enişteee” deyip masaya bıraktı telefonu ve arkasına yaslandı. Yine elime almadan gördüm benim deli karımın fotoğrafını. Yutkundum ve kalakaldım. Karım çırılçıplak ve yerde dizlerinin üzerinde, önünde belden aşağısı gözüken çıplak bir adam ayakta, adamın siki karımın elinde ve bol bol yalandığı için sırılsıklam olduğu fotoğraftan bile belli. Telefon anlaşılan fırlamanın elinde ve karım ağzı, burnu, yanakları kendi tükürüklerinden sırılsıklam objektife bakıyor şeytanca gülümseyerek.
O anda pişman oldum telefonu kaldırmadığıma, belki eğlence olur dediğim şey boka sarıyordu kesin.
Konuşmadık bir süre ikimiz de, ne diyebilirdim ki zaten.
Bir anda düştü jeton. Tek kurtuluş yolumdu ve dört elle sarıldım.
“İlkine sen yardımcı olmuştun baldız”
“Hiii” dedi ve kendi tükürüğü muhtemelen nefes borusuna kaçtığı için boğulur gibi öksürmeye başladı. Su içir, sırtına vur falan geçti çabucak ve yine sustuk.
“Enişte” dedi bir süre sonra.
“Efendim”
“İlki, dediğin olayda ben ne yapacaklarını bilmiyordum, sadece buluşacağını söylemişti, geri geldiğinde gece üzerini değiştirirken görmüştüm göğüslerindeki, kalçalarındaki morlukları ama iş işten geçmişti. Hem ne yapabilirdim ki ?”
“Suçlamak için söylemedim zaten”
“Tamam”
Yine sustuk, ben rakıları tazeledim, o bebeğini kontrol edip geldi.
“Enişte…”
“Efendim”
“Ya, çok zor sormak ama ölüyorum meraktan, çok kişi mi oldu ?”
“Baldız, bunları ya merak etme ya da ablana sor bence”
Savaş var içimde adeta, bir yanım biraz sert yap kapansın konu, bu iş boka saracak diyor. Diğer yanım uzatmaya uğraşıyor ve baldızımla bunları konuşmak tahrik ediyor.
“Ya enişte soramam ablama biliyorsun, hem zaten ortada ne olup bittiği, merak ettiğim biraz detay sadece, ne olur cevap versen.”
“Kapat bu konuyu” diyen tarafım savaşı çoktan kaybetmişti içimde.
“Tamam baldız, sor ne merak ediyorsan ama bilmen gereken bir şey var ve ayrıca bir şartım var. Bilmen gereken şey şu, ister anla ister anlama bu bir eğlence. Sinemaya gitmek gibi, dondurma yemek gibi ya da, kusura bakma bu ifade için ama sevişirken yatağa bir vibratör almak gibi. Birçok insana hatta çok fazla insana ters geldiğini, tepki gösterdiklerini falan biliyoruz ama biz bunları aştık. Ayrıca kimseyi rahatsız da etmiyoruz. Yani bizim özelimiz. Sen de bil istemezdim ama oldu bir kere.”
“Sorun ettiğimden sormuyorum enişte, elbette sizin hayatınız. Sadece merak ediyorum hatta heyecanlanıyorum. O yüzden kurcalayıp duruyorum işte.”
“Tamam, şart kısmına gelince, bak kızım tart önce kendini, sonra ablana ve bana tavır alma, yargılama, aramızın hatta en önemlisi sizin aranızın bozulma ihtimali varsa hiç beni alet etme.”
“Enişte için rahat olsun. O (ilki) dediğin olaydan senin haberin olduğunu da biliyordum ben zaten. Ablam ertesi gün konuyu seninle telefonla konuşurken kapıdan duydum.”
“Tatlım, denedim senin dediğin gibi ve hiç memnun değilim, aptal herif arabayla ıssız bir yere götürdü beni ve kıçıma dikenler bata bata ormanın içinde sevişmeye çalıştık. Tamam siki büyük falan ama 10 dakika sürmedi ve bir daha da sertleşemedi. Bir daha da zor görür beni” diyordu telefonda sana.
Şok oldum aslında ama bir yandan da içim rahat etti. Kriz görünmüyordu ufukta.
“Peki bakalım. İlk sorunun cevabı, tam bilmiyorum ama onbeşten fazla muhtemelen.”
“Bir kişiyle onbeş mi toplam onbeş mi, anlamadım.”
“Yaklaşık onbeş kişiyle kırk kezden fazladır sanırım.”
“Yuh…”
“Baldıızzzz…”
“Pardon enişte. Çokmuş ya şaşırdım. Peki, hepsinde bu geceki gibi yalnız mıydı ?”
“Hayır. Bir kısmında yalnızdı. Bir kısmında ben gizlice izledim. Bir kısmında yanlarında olup izledim ve bir kısmına da katıldım.”
Ciddi ciddi cevap veriyordum sorularına. Nereye kadar gidecek bu sorgulama merak ederek. Aynı zamanda yüzünün kızardığını, heyecanlanmaya başladığını fark ederek. Yüzündeki anlamaz ifadeyi görünce devam ettim.
“Gizlice izlediklerim bizim evde olanlar ama benim haberim olduğunu bilmesin gelecek olan adam dediklerimiz. Yatak odasına gizli kamera koyup başka bir odadan gelen adamın haberi olmadan bilgisayardan izlediklerim. Katılmadan izlediklerim, yine bizim evde ama ablanın izle ama karışma kafama göre takılayım dedikleri ve katıldıklarım da grup seksi deneyip bilen insanlarla olanlar.”
“Enişteee, kaydı var de ne olur…”
“Kızım ne yapacaksın ablanı sevişirken izleyip, saçmalama…”
Boş bulunup, “var kayıt” demiş oldum böylece.
Tekrar bipledi telefon ve döndü kafalarımız. Uzundu mesaj, tamamı görünmüyordu ekranda. Yerinden almadan telefonu ben açtım mesajı.
“Mola verdik tatlım, banyodayım şimdi. Doymuyor bu piç haberin olsun, ne amım kaldı sikilmedik ne götüm. Sike sike öldürmezse eğer yarın öğleden sonra evdeyim. Bir video göndereceğim umarım boyutu uygundur whatsap için.”
Bir dakika kadar gözlerimiz telefonda bekledik ve bipledi. Ben elimi bile uzatmadan açtı baldızım videoyu.
Fenaydı gerçekten. Telefon yine fırlamanın elinde, karımı domaltmış sikiyordu. Kafası, göğüsleri ve karnı yatağa yapışmış karımın sadece kıçı havada ve arkasındaki piç makineli tüfek gibi saydırıyor. Telefonun sesi açık olduğundan karımın çığlıkları balkondan bütün siteye yayılıyordu muhtemelen ama kısmak aklımıza gelmiyordu. Donmuş gibi izliyorduk sadece. Önce sikimin ne çok sertleştiğini fark ettim sonra da atarlar bunları otelden diye düşündüğümü. Baldızım aklıma gelip de kafamı kaldırdığım anda bitti video.
“Orospuuu, güzel orospum, aşkım benim” dediğini duydum baldızımın.
Kendinde değildi sanki, benim varlığımı unuttu herhalde diyordum ama bana seslendi bu sefer.
“Eniştee, bu piçin siki seninkinden de büyük.”
Ben, hem ağzından ilk defa duyduğum bu sözle şok olmuş hem de nereden biliyor bu diye düşünürken kendine geldi.
“Özür dilerim ya, boş bulundum” dedi ve ardından “çocuğa bakayım” diyerek içeri girdi. Gözleri bir tuhaftı ama.
Hatırladım tabi hemen. İzlemişti bizi karımla sevişirken, hatta yanımızdaydı.
Acayip hissediyordum. Zaten karımın şu anda yapmakta oldukları kanımı tutuşturuyorken bir de bunları baldızımla, karımın kardeşiyle, aşkıyla paylaşmak hayal bile edemeyeceğim bir heyecandı. Yüzümü ifadesiz tutmaya çalışıyorum yine de. Neden bilmiyorum ama öyle. Bunu heyecan olsun, zevk olsun diye yaptığımızı söylemiştim baldızıma ama yapıldığı andaki duygularımı yine de saklamaya çalışıyordum nedense.
Geldi biraz sonra.
“Enişte, izlemek istiyorum o kayıtları”
“Yok artık, abartma kız”
“Valla sıkıntı yok enişte, merak ediyorum sadece. Aldığınız zevki görmek istiyorum, hiç bilmiyorum ben böyle şeyleri. Lütfen.”
“Kız sen tahrik olmuşsun.”
“Oldum valla” gülerek.
“Bana sulanmaya kalkma, kafanı kırarım” dedim şaka yollu gülerek.
O da güldü.
“Ablamdan önce yakalasaydım belki de, gerçi o zaman da çok küçüktüm. Korkma benden eniştem kıyamam sana”
Eşek, dalga geçiyordu benimle ama iyiydi böylesi. En azından işin keyifli tarafını yakalamış, ayıbı vs takmıyordu bile.
“Tamam, salona geç, lap topu aç, ben diski alıp geleyim” dedim
Disk şortumun cebindeyken birer duble daha rakı doldurdum ve yanına oturdum. İzledik hepsini birlikte. Benim gizli izlediklerimde odadaki tek kamera yüzünden sadece bir açıdan olabildiği kadar. Yanlarında olduklarımda daha güzel görüntüler vardı elbette, yatağın her yanında döne döne almıştım kameraya. Her birinde güzel karımın inlemeleri çığlıkları kulaklarımızı dolduruyordu. Her birinde açıklıyordum olayların nasıl geliştiğini. Benim de dahil olduğum üçlü sevişmelerin çoğu sahnesinde açı yine teke düşüyor ve vasat görünüyordu ama yine de aldığımız zevk özellikle karımın aldığı zevk hem yüzünden hem de çığlıklarından kesinlikle anlaşılıyordu. Görüntüler ne kadar kısıtlı ve amatörce olsa da yine de karımın iştahla yaladığı sikler, amına ve götüne yapılan pompalar, içinden çıkan siklerden sonra amının ve götünün halleri, içinden sızan döller, ağzına boşalan spermleri kameraya özellikle gösterip yutmaları, ben de varken birimiz sikerken birimizi yalamaları ve tost yapılıp hem amından hem de götünden aynı anda sikilmeleri seçilebiliyordu.
Son video da bitip laptopa uzandığımda kapatmak için baldızımın “offf” dediğini duydum, bacaklarını birbirine iyice yapıştırmış otururken. Ardından da “şanslı kaltak, biz de seks hayatımız var sanıyoruz” diye mırıldandı. Benim varlığım yine aklından uçmuştu sanırım. Sessizce oturup baldızın karman çorman yüz ifadesinden aklından neler geçtiğini anlamaya çalışırken yine bipledi balkonda kalan telefon. Aldı getirdi baldızım ve gelen mesajdaki videoyu başlattı. Karım sırtüstü yatıyordu bu sefer ve kamera yine fırlamanın elinde tabi ki. Biraz karımın yüzünü görüyorduk, biraz da aşağıları. Piç bu sefer karımın götüne sokmuştu sikini ve pompalayıp duruyordu, karım feryat figan.
Bitti video ve “acımıyor da orospu çocuğu” deyip kalktı ayağa baldız.
Şortunun önündeki ıslaklık görülmeyecek gibi değildi.
“Eniştem yatayım ben artık” dedi ve uzandı öpmek için.
Uzattım yanağımı ama kocaman ıslak bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Yürümüyor da sürünüyor gibiydi yatağına giderken

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın