Canım Kayınvalidem 9

Canım Kayınvalidem 9
Salondaki kanepede tv nin karşısında bornozumla oturuyordum elimde su şişesiyle. Kaynanam az ilerimde sağ karşımda mutfak tezgahında Türk Kahvemizi yapıyordu. Altında kırmızı incecik dizlerinin altında biten bi tayt. Üzerinde yarım kol siyah bi tişört vardı. Ben tabi tv ye değil kaynanamın incecik taytından ortaya çıkmış mükemmel götüne ve götünün arasına doğru taytın oluşturduğu yarığa bakıyordum. Bembeyaz bacaklarının açıkta kalan dizaltı da, taytının belli ettiği bacakları ve götü de şaheserdi canım kaynanamın. Ben bu kadını ne kadar sikersem sikim doymayacaktım. Acayip tatlı geliyordu bana herşeyi. Onu sikerken dünyadan kopuyordum kesinlikle. Onu da bana kendini siktirirken bu dünyada olmadığını çok rahat anlayabiliyordum. Ne güzel sikişiyorduk…. Öpüşmelerimiz elleşmelerimiz dokundurarak sevişmelerimiz çok güzeldi. Şimdi bütün bunları sikişerek yapıyorduk. Bu akşam bi kere yağlı masajda, bi kerede havuzda amını doldurarak sikmeme rağmen şu an ki görüntüsü yine sertleştirmeye yetmişti beni. Ben bu kadar azgın mıyıdım ki? Ya da bu kadar dolu muydum? Halbuki karımı gün aşırı çatır çatır siken biriyim. Dolu olmam da söz konusu değil. Demek ki arzularım tavan yapıyor kaynanama.

-Çok güzel olmuş eline sağlık annecim.
-Afiyet olsun tatlım. Bademli çikolata ile güzel olur diye düşündüm.
-Çok severim aynen. Ama senin elinden kahve içerken çikolatanın tadını alamam yalnız
-Bak sennn. Ohhhh bebeğim benim. Her zaman yaparım sana. Ne kahveler içeceğiz daha…

Yani ne sikişmeler yaşayıp üzerine zevk sigarası içeceğiz der gibi söyledi anlamıştım. Ha bu arada sigara içen yok bizde. Ne ben ne eşim ne kaynanam. Kayınbabam günde bir paket içerdi. Ama rahmetli ölüp gitti kaynanam hergün şikayet ederdi. Saatlerce evi havalandırırdı yanlışlık bir tanesini bile evin içinde içse. Sigara içen bi adamın ağız kokusuyla bile kendini siktirmek istemeyeciğini soğuyacağını tahmin edebiliyordum. Nefret ederdi sigara kokusundan kaynanam. Ben üniversitede ufak tefek bazen arkadaş ortamında günde bir tane içtim bir ara. Ona içmek denirse tabi. Yani 15 yıldır ağzıma almadım sonra.

Kanepede yanyana kahvemizi içip sohbetimizi yaparken bornozumun açılmış yerinden bir elini bacağıma koyup çekiyordu yine arada bir. Ben de özellikle düzeltip kapatmıyordum bacağımı. Onun da hoşuna gitmesi çok güzeldi. Ben de kırmızı kapri taytının üzerinden okşuyor elliyordum bacağını sohbet esnasında. Benim alet yine dikilmeye başlayınca bornozu havaya kaldırmaya başladı. Hiç istifimi bozmadan onu da örtmeye çalışmadım. Madem kaynanam beni tahrik etmek için bu incecik kırmızı tayt ve göğüslerini ortaya koyan yarım kol siyah atletle geldi oturdu yanıma. Ben de onu tahrik etmeliydim ve bu oyunlarımız bile sikişmelerimiz kadar güzeldi. Kaynanam çaktırmadan arada yan gözle bornozun altından dikilen sikime bakıyordu. Sohbet esnasında açılan bacağıma koyduğu elini sikime yakın yerlere koymaya başladı yine. Üçüncüsünde sikimin köküne dokundu eli. Şimdi avuçlayacak artık dedim içimden. Ama yapamıyordu yapmak için can attığı şeyi. Bu nasıl bir gizemdi. çatır çatır öpüşüyor sikişiyorduk ama şurda eline değen sikimi avuçlayamıyordu, hatta ben de eline değen sikimi avcuna veremiyordum….Öyle olsa mı daha güzel olurdu yoksa böyle mi daha güzel bilmiyorum. Tek bildiğim kanımın hızlandığı, sikime kan pompalandığı ve beni çok azdırdığı. Böyle ufak tatlı dokunuşlarla kahve keyfimiz den sonra sohbetimiz 1 saate yakın sürdü.
-Gözlerin kapanmaya başladı oğlum yatalım artık. Sen bana bakma ben arabada uyudum baya biliyorsun.
-Evet ya. Ağırlaştım sultanım. Kimsenin kanepede yatmasına gerek yok yatağa sığarız kıvrılıp yatalım gel.
-Alıştık artık desene 🙂 Tamam uzan sen. Ben de gece kremlerimi sürüp yatacağım artık. Sıcak su mayıştırdı çok iyi geldi.

Bi değişiklik yapıp ince slip külotumu giydim ve yatağa yatıp pikeyi üzerime çektim. Afyon geceleri serin hatta sabaha karşı soğuk oluyor. Evde alttan ısıtma jeo thermal enerji var ama Afyon yine de serin oluyor. Kaynanamın kendini kremleyip yanıma yatacak olması ince slip külotumun altından sikimi ayağa dikmişti yine ve sırtüstü yatıyordum. Işığı söndürüp gece lambasını yaktım. Loş ışıkta pikenin altından dikilmiş olan sikim belli oluyor mu diye baktım. Bakınca güldüm zaten hiç belli olmaz mı. Özellikle slip kulotumun kenarından sikimi çıkarıp baktım. Pikeden çadır kurmuş kamp yapıyordum altında 🙂 Kendi kendime güldüm. Kaynanam odaya girdi. ”neşelisin bakıyorum” dedi ama gözü kamp çadırının direğindeydi anında. Ben de ”aklıma bişey geldi ona güldüm” dedim. ”Hayrdır neden güldün söyle de ben de güleyim” dedi. Biraz mustehcen bişey geldi tatlım söyleyemem” dedi. ”hmmm” dedi hiç ısrar etmedi. Kaynanam kırmızı taytını çıkarmış bu sefer yine diz kapaklarında beyaz saten bi gecelik giymişti. Bi hayli cömert göğüs dekoltesiyle. Tabi ilk aklıma gelen şey atlında külot olup olmamasıydı. Ama yatağın kenarına gelirken loş ışıkta hiç bişey belli olmadı pikeyi kaldırıp yanıma uzandı girdi yatağa. ” Yatmak ne güzel bişeymiş sıcak suda yorulunca ohhh” dedi sırtüstü uzanınca. ”Evet böyle durumlarda insan yattığı yeri çok beğeniyor” dedim. Ondan taraf döndüm konuşurken. Sikim slip kulotumun kenarından dışarda idi içeri almaya gerek görmedim. Öylece ileriye doğru dikilmiş vaziyette kaldı. Arkasın dönmesini istiyordum arkasından sarılıp değdirerek uyumak istiyordum. Ama nasıl söyleyecektim. Dön arkanı da arkandan sarılim diyemiyordum karıma dediğim gibi. Ama dedim ya biz birbirimize çok benziyoruz. zevklerimiz bile aynı. Ben öylece ona bakarken. ”Ben uyuyacam tatlım iyi geceler sana” dedi var arkasını dönüverdi. Bu iyi gecelerde bile bi davet vardı artık ikinci karımı çok iyi tanıyordum. Ben sarılmadan uyuyamazdı yanyana yatarken biliyordum. ”Aaa birden küse çocuklar gibi bu ne böyle ” dedim gülerek. Arkasından sarıldım tabi. ”Yok bebeğim ya çok yoruldun dinlen diye dedim” dedi yüzünü yarım bana çevirerek. ”Oyy tatlım beni düşünürmüş, takılıyorum ben teşekkür ederim böyle düşündüğün için” dedim. Bunu söylerken de elimi üzerinden göğsüne atmış ve kulotumun yanından dışarda kalan sikimi de götünün arasına yerleştirmiştim. Memnuniyet ifadesi olarak elini elimin üzerine koydu ve götünü hafif kapatıp açtı ve bana doğru iyice yasladı. Bingooo. Altında külot yoktu haliyle yine. Götünü bana doğru dayayıp hafif te dikince külotsuz götünün arasından dışarda kalmış sikim amının ıslak dudaklarından içeri kayıverdi yine….
Muhtemelen o da beklemiyordu yine sikimin dışarda olduğunu, bekli de şu an donsuz sanıyordu diye aklımdan geçti. Sikim am dudaklarının arasından sılak ve kremli amcığının içine kayınca elimin üzerindeki elini göğüslerine doğru bastırıp amını açıp kapatmya başladı. Ben de göğsünü avuçlayarak okşayarak ucunu parmağımla severek amına sokup çıkaraya başladım. Kaynanam bu performansı beklemediğinden arkasından sarılıp uyuyacağımı en fazla amına sikimi değdireceğimi düşünüyordu muhtemelen. İşin açığı ben de beklemiyordum 3. kez bu gece sikimin taş gibi sertleşip amının içine girip çıkmaya başlayacağını. Kendim bile biraz şaşırdım. Ama kaynanamı ne kadar arzuladığımı bildiğim için çok ta sürpriz değildi. Kulağına eğilip seni bu şekilde sabaha kadar sikerim yavaş yavaş karıcım demek istedim bir an. Ama kulağına eğilip ”seni seviyorum annecim” diyebildim fısıldayarak. O önce bişey diyemedi. Ama iyice azıp sikimi amının dibine kadar kökleyince ”ohhh ben de seni seviyorum oğlummm” deyiverdi fısıldayarak. Sonra yine suskunluk ve hafif ohhh ahhh larla amında gidip gelmeye başladım. Göğsünü okşayarak amını okşayarak arkasından kasıklarımı göt yanaklarına vurdurarak sikiyordum. Bazen hızlanıp amının dibine kadar sokuyordum sikimi bazen de yavaşlıyordum. Göğüslerini okşarken hala elimin üzerinde olan elimi tutup amının üzerine koydu. Bu sikişmemizde ilkler yaşıyorduk. Fısıltıyla da olsa seni seviyorum demişti sikerken, şimdi de elimi amının üzerine koymuştu. Amının dudaklarını parmaklarımla okşayarak sikiyordum şimdi kaynanamı Am dudaklarından sular sızıyordu. Parmaklarım ıpıslak olmuştı am sularıyla.10 dakika kadar bazen hızlı bazen yavaş amını okşayarak siktikten sonra yine beraber boşaldık. bu sefer boşalırken o da amının üzerindeki elimi iyice amına basıtırdı. Eliyle elimi tutarak am dudaklarını okşattı. Amının içini döllerimle doldurduktan sonra sakinleştik. Ama sikimi amından çıkarmadım. Elimde amında kaldı. Am dudaklarını parmaklıyor arasına orta parmağımı sürtüyor bızırını okşuyordum hafif hafif. Sikim yavaş yavaş kendiliğinden amından çıkmaya başladı şimdi de götünün arasında kalmıştı. Elim amının üzerinde yüzüm yüzünde amını parmaklarımla okşarken uyuyup kalmışım……..

Sabah gözümü açtığımda yine canım kaynanam yanımda yoktu. Ben normalde erken kalkarım ama kaynanamın benden de erken kalktığını görüyordum. Yanımdaki telefonu elime aldım saat 8 30 du. Kaynanamın gözüne mutluluktan uyku girmiyor galiba diye düşündüm tebessümle sabah sabah. Telefonu bırakıp yüzüstü kafamı yan dönerek uzandım biraz. Salondan kısın ki sanat müziği sesi geliyordu. Kaynanam tv de uydudan radyo açmıştı muhtemelen. Bi beş dakika böyle uzandıktan sonra sırtüstü döndüm. Sikimin dışarda olduğunu farkettim hala. Elimle düzeltip sikimi külotun içine soktum. Slip külotla kalktım banyoya girdim klozeti kullanmak için. Kapıyı açtığımda lavabonun önünde kaynanam aynada bişeyler yapıyordu. ”Pardon anne” dedim. Kapıyı hafif ittim ama kapatmadım. ”Önemli değil oğlum peeling yaptım yüzüme onu yıkayacağım şimdi” dedi. ‘Benimle rahat konuşunca kapıyı açtım biraz. Şaşkınlığım artıyordu bu ilişk**e ve çok hoşuma gidiyordu. Çünkü kaynanamın altında kenarları incecik vücuduna yapışan kırmızı bi külot üzerinde de siyah yarım kol tişörtü vardı. Külotuyla olmasına rağmen benimle rahat konuşması o kadar güzeldi ki. Ben de kendi kendim e ne güzel o zaman dedim. ”Sen işine bak o zaman ben bi duş alayım anne dedim” Aslına önce bi klozete otursam iyi olurdu ama öyle deyiverdim anlık olarak. ”Tamam oğlum geç sen duşunu al” dedi gayet raha bi tavırla yüzünü yıkamak içim lavaboya eğilirken. Geçeceğim yerin dar olduğunu biliyor olmasına rağmen ben geçtikten sonra eğilmiyor aksine lavaboya eğilip geçmemi istiyordu. Kaçırır mıyım bu anı… Arkasından geçerken slip külotumun önünde dimdik olduğu için şiş duran sikimi kaynanamın kırmızı külotlu götüne sürterek geçtim arkasından. Tam götünün arkasından geçerken sikim külotun üzerinden götünün arasına girdi çıktı haliyle. Aynadan yüzüne baktım o sırada gözlerindeki ifadeye bakmaya çalıştım o an ama yüzünü yıkıyordu göremedim. Duşakabine girip ılık suyu üzerime açınca güzel bir güne başlıyor olmanın tadını vücudumda hissettim…..

Odama girip bol şortumu ve tişörümü giydim ve salona geldim. Kaynanam akşamki kırmızı taytıyla bacak bacak üstüne atmış diğer tarafında bir kitap elindeki fincanda çayını yudumluyordu. Bu kadın yaşamasını biliyor dedim. On numara örtüşüyordu zevklerimiz.
-Kahvaltı söyler miyiz bilmiyorum ama ben istersen sana çay koyayım oğlum
-Alıcam anne ben çay kendime. İstersen birazdan Afyon’da bal kaymak ile kahvaltı yapalım. Çok güzel buranın kaymağı
-Evet doğru söylüyorsun tamam öyle yapalım erken zaten daha
Kendime çayımı koyup kaynanamın yanına oturdum. ”Ne okuyorsun bakim tatlım”. Kitabı öbür tarafından alıp kapağını bana çevirdi. -ERTELEME- steve chandler’in kitabı. ”Evet okudum bunu iki hafta önce çok güzel bir kitap”dedim. ”Evet güzel yazmış gerçekten” dedi. ”O zaman şöyle yapalım ben de kitabımı alayım elime çaylarımızı da alıp balkondaki armut koltuklara yayılalım” dedim. ”Tamam bebeğim güzel olur hadi al gel” dedi. Bir elinde kitabı bir elinde çayı salınarak balkona doğru yürüdü.

Valizimden yola çıkmadan bir gün önce kargodan elime geçen beyaz kitabımı çıkardım. Mehtap Gözükan’ın – ALLAH BARIŞA ÇAĞIRIR- kitabı. Okuyan arkadaşlar şimdi ne alaka diye soracak olur. Sormasın. Bu 9. yazım ama size bu tür şeylerden bahsetmedim gerek yok diye. Mesela 5 vakit namazımızı ikimiz de kıldığımız halde hiç onları söylemedim. Hiç kimsenin kimseyi ne yargılama hakkı ne de eleştirme hakkı yoktur. Her neyse hikayemize dönelim. Çay fincanımı doldurup kitabımla balkona geldim ve yumuşak armut koltuğa yayıldım.
-Ohhh buranın havası yaz kış böyle çok güzel annecim. Kışında duman olmaz mesela burası jeo thermal kullandığı için herkes
-Evet çok güzel bir hava var gerçekten. Kuş sesleri şarkı gibi…
Gerçekten de çok güzel bir ortam vardı. Sessizliğe gömüldük kitaplarımızı okuyup çayımızı yudumlarken. Kaynanam karşımda oturuyordu uzunlamasına balkonda. Armuta yayılınca bazen bacaklarını açıp kapatıyordu. Kırmızı taytının arasından kabarmış am dudaklarını gösteriyordu kaynanam arada bir bana. Ben de bu manzara karşısında sikimi dikmiştim şortumun altından. Kaynanamın da arada bir gözü kayıyordu sikime. Böyle bi güzel görsel şölenle ve temiz hava ile bir saat yayıldık çay ve kitap sefamızla.
-Acıktın mı sultanım
-Acıkmaya başladım tatlım.
-Saat 10 a geliyor çıkalım istersen. Güzel bi kahvaltı yapalım.

Bu sefer arabanın arkasında asılı olan eşyalarımdan Keten krem renk pantolon giydim. Üzerine de beyaz lacoste. Kaynanam da ten rengi feracesini ve üzerine mürdüm bi eşarp takmış.

-Eşofmanlarını giyebilirdin yine oğlum. Nasıl rahat ediyorsan öyle yap. Tatildesin şu an
-Bu gün de pantolon giyesim geldi sultanım. Yakışmadıysa çıkarabilirim 🙂
-Aslan gibisin ne giysen yakışıyor…
Kapıda bu sözünün üzerine yine sarılıp bi öptüm yanak dudak karışımı. Sikim pantolonda özgürlüğüne kavuşmuş gibi kaynanamın amına dayandı malum. Kaynanam sertliği bacak arasında hissedince gözlerini baydı hafif. Ben bıraktıktan sonra o beni öpmek için kendine çekti. Ben de sarıldığım ellerimle iki göt yanağını bi 1o saniye kadar avuçlayıp okşadım. Ve sonra çıktık dışarı……

Kahvaltımızı garsona söylerken benim bal ve kaymağın üzerine tarçın dökmesini istedim biraz. Kaynanam bu üçlünün nasıl bir besin olduğunu biliyordu. Garson gittikten sonra ”yarasın aslan damadıma. E çok çalışacaksın artık kendine bakmalısın tabi” dedi. ”Ondan şüphen olmasın tatlım da ben çalışırken ilham perilerim oluyor. Onlardan güç alıyorum” dedim. Güldü ve bişey demedi. Bir saatlik sohbetli ve üzerine çay keyifli güzel bi kahvaltıdan sonra ”ne yapalım oğlum” dedi kaynanam.
-Yapmak istediğin bir şey var mı sultanım
-Özdilek’e gidelim istersen kendimize bişeyler bakalım. Kızıma ve torunuma da hediyeler almak istiyorum
-Tamam canım. İyi olur

Alışveriş merkezinde bir saat gezdik. Hem kendimize birşeyler aldık. Hem de kızıma ve karıma hediyeler aldık. Kaynanam bi ara kadın iç çamaşır bölümünde bi 20 dakika kadar takıldı. Acaba neler aldı diye çok merak ettim. Kesinlikle ikimizi ilgilendiren şeyler aldığını biliyordum çünkü. Kaynanam benden söz almıştı kesinlikle kasaya yanaşmamam için. Benim kazancım ve durumum iyiydi şükür. Ama kayınvalidemin durumu sabit gelir olarak bile benden daha iyiydi tabiki. 2000 tl kayınpederden kalan maaş çerez gibiydi hatta. 45 bin tl dükkan kira gelirleri. 5000 tl de daire kira gelirleri vardı. Yani ömür boyu tatil yapsak çalışmamıza gerek yoktu. Benim senin yok sakın böyle bişey düşünmeyin diyordu hep bir iki defa maddi konular açıldığında. Bir kızım bir torunum ver bir oğlum var diyordu. E daha ne diyebilirim dünyada yaşarken cennet bu galiba….
Avm nin alt katındaki kafede birer kahve içelim diye konuştuk saat 1’igeçerken . ”Ben çantaları arabaya atıp gelim anne sen kafede otur kahveleri söyle istersen dedim” yine bi yarım saatlik kahve ve sohbetten sonra biraz da Afyonun içine gezelim diye merkeze indik. Orda da bi kaç alışveriş, şehir yürüyüşü, ev için yiyecek ve içecek alışverişinden sonra saatin 4 olduğunu gördüm. Gazlıgöldeki apartımıza gidelim artık dedik ve 4 buçuk ta da apartımıza girdik. Apartın restaurantında 7 de akşam yemeği vardı.
-Eğer acıktıysan akşamı beklemeyelim annecim. Kafeden bişeyler yiyelim
-Yok oğlum gayet iyiyim saat 7 ye anca acıkırız zaten daha iyi olur.
Balkon da serin serin çay sefamızla sohbetle akşamı ettik. Kaynanam leopar desen tayt almış avm de karşımdaki armuta onunla oturmuştu. Bu yaştaki hafif etli kadına çok yakıştığını biliyordum bunun. Kaynanamın üzerinde bir başka durmuştu. Sikim şortumun içinde çadır vaziyetinde akşamı ettik karşılıklı göz banyosuyla. Akşam yemeğimizide yiyip geldikten sonra ben havuzun çeşmelerini açtım. Yarın sabah çıkacağımız için bu gece da havuz sefamızı sürecektik. Kaynanam ben suları açınca yine çay koydu. Salondaki masanın üzerine peştemal koymuşlardı ve takunya . Tabiki bunları nostaljik hava versin diye koyuyorlardı. Eski türk hamamı sefası. Aklıma bi fantazi geliverdi. ”ben peştamalla gireceğim sultanım” dedim gülerek. Filmin nereye gideceğini sezen kaynanamın hoşuna gitti. ”aa iyi olur bak nostaljik olsun havuz sefamız, hamam sefası gibi” dedi. ”İstersen sen de peştamalla gir” dedim. ”yok ben mayoyla gireyim bu sefer yabancı mı var nasıl olsa. Mayo almıştım avm den” dedi. ”Nasıl rahat ediyorsan öyle gir tatlım” dedim. Merak ediyordum nasıl bir mayo aldığını canım kaynanamın. Ben peştamalı sarıp girdim havuza 15 dakika sonra. Kaynanam da çayı demleyip girdi banyoya. Üzerindeki mayo bikini idi. Göğüsleri tüm güzelliğiyle önüne dikilmişti küçücük bikiniden. Bembeyaz göğüslerini görünce kesinlikle havuzda bir şekilde onları emip yalayacağım dedim kendi kendime. Ve sikim bunu düşünürken peştamalın altından dikildi. Ama esas sikimi demir kazık gibi yapacakmolan görüntü beni bekliyordu. Kaynanam havuzun merdivenlerinden arkasını dönerek inecekti. Arkasını döndü bana ilk merdivene adımını atmak için. Kaynanamın bikinisinin altı tanga idi ipi götünün arasında gördüm!!….. O an delirdim resmen hiç belli etmeden. Sikimi öyle bi avuçladım ki elimden kaçacak sandım sikim. Kaynanam tanga bikinisini ve o güzelim bembeyaz dolgun götünü bana iyice göstermek için yavaş yavaş giriyordu havuza. Guya sıcak suya alışmak için……..

Bir cevap yazın